22 Aralık 2014 Pazartesi

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

1 yorum
Bir de baktım ki bloga çok ara vermişim ve bu aralar ne okuduğumdan hiç bahsetmemişim. Aslında bitireli 1-2 ay olmasına rağmen içimde, bu kitabın olgunlaşıp yazıya dökülebilmesi için belirli bir zaman geçmesini de beklemiş olabilirim. "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nden bahsediyorum sevgili okuyucu. 

"Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!"

5 Kasım 2014 Çarşamba

Bir Memeden Kesme Hikayesi

12 yorum
Dünya üzerinde bir bebeğin anne sütü alma şansının olması kadar eşşiz ve güzel başka bir şey yoktur herhalde... Ama işte "her güzel şeyin bir gün mutlaka sonu gelir" mottosu yine işliyor ve o gün geldiğinde tüm bebekler hayattaki her güzel şeyin sonsuza kadar sürmeyeceğini öğreniyor. Bizim için de 2014 Ekim'inin son haftası bu gerçeği idrak etme, yaşama ve alışma dönemiydi. Çoğunlukla oğlumdan bahsederken "biz" yerine (bebeklerin ve çocukların bir birey olabilmesi için kendilerine ait zamirlerin kullanılmasına dikkat etmek adına), "Güney", "Güneyto" veya "oğlum"u kullanırım. Bir önceki cümlede geçen "biz" gerçekten çoğul olarak ben ve Güney anlamında. Çünkü bir memeden kesme hikayesinde ruhsal veya fiziksel açıdan etkilenen taraf sadece bebekler değilmiş onu anladım.



14 Ekim 2014 Salı

Çocuk Yetiştirmek Vol.1

6 yorum
Bugünlerde biraz dalgınım, hafızamı zorluyorum sık sık... Çocukluğumu hatırlamak için. İnsan çocukluğunda yaşadıklarını ebeveyn olunca kendi çocuğuna uyguluyormuş. Düşündüm gerçekten hak verdim. Nesilden nesile aktarılan genler gibi çocukluğumuzda yaşadığımız iyi, kötü her şeyi bizde kendi çocuğumuza aktarıyoruz. Aktarmayıpta ne yapacaktık diyenler olabilir :) ya da bunun neresi kötü ki diyenler.... Aslında ortalama olarak iyi bir çocukluk geçirdiyseniz belki de çok fazla endişe etmenize gerek olmayabilir. Ama biraz sıkıntılı bir çocukluk döneminden geçtiyseniz, kendi benliğinizde geliştirdiğiniz savunma mekanizmaları, korku, endişe ve daha bilumum zımbırtıyı farkında olarak veya olmayarak çocuğunuza aktarmış oluyorsunuz. Aktardıklarımız sadece çocukluğumuzla sınırlı değil, aynı zamanda anne ve babalarımızdan öğrendiğimiz anne-baba rol modellerini, çocuk yetiştirmeyle ilgili doğru bilinen tüm yanlışları gelecek nesillere aktarıp devamlılığını sağlıyoruz. Öyle az buz bir iş yapmıyoruz yani :)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Bağrı Yanık Dostlara: "Deliduman"

2 yorum
Uzun zamandır bitirdiğim ama üzerine yazmak için yeteri kadar yoğunlaşmadığım hatta salladığım belki de kaçtığım bir kitaptan bahsedeceğim sizlere. Emrah Serbes'in Deliduman'ı.
Deliduman'ı ilk duyduğumda biraz da havalı isminin verdiği coşkuyla, Emrah Serbes yazmışsa okumadan olmaz demiştim. Bu yaz en çok kitap okuyabildiğim anne yazlığında sefa içindeyken aldım "Deliduman"ı elime. Emrah Serbes'i "Erken Kaybedenler" hikaye kitabı ile sevmiş, "Behzat Ç" ile kanka moduna geçirmiş ve beşiktaşlı olması sebebiyle evimizden biri yapmıştım. Kısacası bu yazar ne yazarsa okunur kafasındaydım. "Erken Kaybedenler"in bendeki yeri çok ayrıdır. Başucu kitaplarımdandır diyebilirim. 


23 Eylül 2014 Salı

Güneyto'nun Tatil Bavulu

2 yorum
Bu yaz geçen sene yapamadığımız tatilin acısının çıkarırcasına tatil yaptık. Ne yalan söyleyeyim bu kadarını ben bile hayal etmiyordum. Geçen yaz Güney çok minik olduğu için tüm tatil girişimlerimiz Güney'in sıcağa verdiği tepki yüzünden olumsuz sonuçlanmıştı. Önümüzdeki Kurban Bayramı tatili ile sanırım bu uzun tatil faslını kapatmış olacağız. Tatilin deniz kısmı havalar çok hızlı soğuduğu için ne yazık ki çoktan bitti bile...

10 Eylül 2014 Çarşamba

Empati Ustası Ayfer Tunç'tan "Kırmızı Azap"

0 yorum
Tatil sayfasını kapattık, yaz bitti, kendini kış zanneden bir Eylül'deyiz ve çalışmak zorundayız. Hayattan zevk almaya çalışma sanatını icra ettiğimiz bu günlerde sevdiğim bir kitabın en sevdiğim sayfasını tekrar okur gibi dönüp dönüp yaza bakıyor ve nefes alıyorum. Bu yaz okuduklarım ise en sevdiğim kısım. Bugün Ayfer Tunç'un "Kırmızı Azap"ından bahsedeceğim. 


28 Ağustos 2014 Perşembe

En İyi Arkadaşım Olur Musun Alper Kamu?

0 yorum
Bu yaz okuduğum kitapların en etkileyicilerinden birini anlatacağım bugün. Kitabın arka kapağını okuduğumda bir erkek çocuğu büyüttüğümden midir nedir bilmiyorum ama "kesinlikle okumalıyım" dedim. Sanki Güney'in 5 yaşındaki halini anlatacaktı kitap bana :) elbetteki beklentim bununla sınırlı değildi. Daha önce kitap hakkında edindiğim bilgiler beni epey meraklandırmıştı. Alper Canıgüz'ün "Oğullar ve Rencide Ruhlar" adlı kitabından bahsediyorum sayın okuyucu...


20 Ağustos 2014 Çarşamba

Atları Bağlayın Yazı Burada Geçireceğiz

0 yorum
Yaklaşık olarak Güney doğduğundan beri (yani 15 aydır falan) doğru dürüst kitap okuyamadığımdan, hasretliğimin nasıl da tavan yaptığından daha önceleri bahsetmiştim. Kitaplara susamış biri olarak nerden başlasam? Hangi tür kitap okursam hem sıkılmam hem de bir çırpıda okuyup bir bardak suyu kana kana içmiş gibi derin bir ohh çekerim acaba diye derin düşüncelere dalmışken, kitaplığına ve bu konudaki damak tadına güvendiğim yakın bir arkadaşımın elinde okuduğu kitabı "al oku" diye vermesi ile gayet patadanak bir şekilde başladım okumaya bu yaz...


18 Temmuz 2014 Cuma

Amasra Çıkarmamız

4 yorum
Ankara'ya en yakın deniz nerede diye haritayı açıp baktığınızda ilk gözünüze çarpan Amasra olur ve her Ankara'da yaşayıp deniz özlemi çeken en az bir kez Amasra'ya gider. (This is Ankara Rules, oh yeaa) Daha önce 2 kez Amasra'ya gitmiş ve çok sevmiştim, bu seferde Güney ile birlikte gidip hem onu denizle tanıştıralım hem de şöyle bir deniz havası ne iyi olur ki dedik.

 Deniz gören masum köylü

15 Temmuz 2014 Salı

Ahşap Anahtarlık Boyama

5 yorum
Boyama işini sevdiğimi söylemiş miydim? Bu sefer ev için ahşap bir anahtarlığı boyamaya karar verdim. Anahtarlığın evde sürekli kaybolan anahtarlar için bir çözüm olabileceğini umarak  işe yarar bir şeyler yapmanın sevinci ile bir gayret başladım. Yine objemin boyanmamış ilk halinin fotosunu çekmeyi cam vazoyu boyarken yaptığım gibi heyecandan unuttum :)


9 Temmuz 2014 Çarşamba

Olduğu Kadar, Olmadığı Kader !

4 yorum
Hafta sonları ve hafta içi akşamları kendimiz dışarı attığımız zamanlarda nerde bir yeşillik görsek üstüne yayılmak gibi bir huy geliştirdiğimiz doğrudur. Ankara'da yeşillik fazla olmadığından görünce kendimizi tutamayıp dibini görüyoruz. Hem Güneyto için de iyi oluyor, bol bol eğleniyor, oksijenini alıyor.


4 Temmuz 2014 Cuma

Plastik Saksı Boyama

0 yorum
Evet bu işi sevdim :) aldığım boyaları da her yerde değerlendirmeye başladım. Şu postumda anlattığım gibi Cam Vazo'yu güzelleştirdikten sonra küçük plastik saksılarıma da bir el atayım dedim. Hiçte fena olmadı...



3 Temmuz 2014 Perşembe

Cam Vazolarınız Renksiz Kalmasın !

6 yorum
Sonun da evde bulunan malzemelerden güzel bir şeyler üretme işine ben de girdim sevgili okur :)
Oldum ben dimi? İlk kendin yap projemle karşınızdayım. Zevkliymiş bence :)


30 Haziran 2014 Pazartesi

ODTÜ'de Yaz

4 yorum
Yine kendimizi dışarda nerelere atsak diye plan yapmaya çalıştığımız bir hafta sonu çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın önerisiyle ODTÜ'de çimlere yayılmaya karar verdik. Yayılmak diyorum çünkü tabiri caizse biz insanoğlu insanlar bildiğin yayıldık :) 

                                                 "Efet annicim yaramaslık yapmıycam, söz"

25 Haziran 2014 Çarşamba

"Güney 1 Yaşında ! " Kısa Filmimiz ♥

4 yorum
Güneytonun 1. yaşını, anne ve baba oluşumuzun 1. yılını kutladığımız o güzel güne ait harika bir kısa film. Siz izlerken ben de sulu gözlerimden akan kalemi temizleyeyim :)
Sevgiler...

16 Haziran 2014 Pazartesi

Kuğulu Park Rocks !

2 yorum
Hava güzel olunca şöyle şehir içinde çocukla açık havada nerelere gidilir diye düşündüğümde aklıma ilk gelen yer Kuğulu Park oluyor. Hem kuğu ve kuş yönünden zengin olması hem çocuklar için koşturacak alanın olması hem de eve yakın olması nedeniyle tercih sebebimizdir. 

Canım annem ve biz 

13 Haziran 2014 Cuma

♥ Güney 1 Yaşında ♥

4 yorum
Bugün sizi Güneyto'nun 1. doğum günü kutlaması yaptığımız güne götüreceğim. 1. yaş günü (yaş günümü diyeyim şu kutlamaya doğum günümü? hala karar veremedim :) kutlamalarının günümüzde bir bayram, şenlik havasında kutlanması ve abartıda öne çıkana madalya verileceği sanıldığı bir dönemde yaşadığımızdan ben olayı kendi imkanlarım doğrultusunda organize etmeye çalıştım. Zaten Güneyto'nun 1. yaş günü partisini çokta umursadığı yoktu :) bu biraz da ebeveynlerin anne-baba olmasının birinci yılını kutlaması gibi bir şeydi. Bir yandan da ileride fotolara bakarken "bak oğlum 1 yaşındayken sana böyle bir doğum günüsü yapmıştık sende hiç sallamamıştın bizi, ama biz çok eğlenmiştik" diyeceğimiz bir albüm oluşturma isteğiydi.

                                                              Hey !! Yolcu nereye ?

9 Haziran 2014 Pazartesi

6. Hastalık: "Yüksek Ateş İle 4 Gün"

0 yorum
Geçen hafta canikom, cankuşum, canparem 6. hastalık geçirdi. İlginç bir hastalıkmış vesselam...başlarda korkutup sonlarına doğru derin bir ohh çektiren birtakım olaylar yaşattı bize.


4 Haziran 2014 Çarşamba

Ankaralı Anne-Çocuk Blog Buluşması

2 yorum
Uzun zamandır yazmak isteyipte Güneytomun 1. doğum günü hazırlıkları sebebiyle vakit bulamadığım için ertelediğim bu postu yapan ben, 
Süt izni bittiği için akşam 18:00'de işten çıkmaya başlayan yine ben :( 
Ve bebişi 6. hastalık denen hastalığı geçirmiş olan anne de ben....
Günde iki post yaparak kendi rekorumu kırdığım için bence koca bir "affeerin bi de pravooyu" hak ediyorum :)


Bir Sünnet Macerası: "Klipsli Yöntem"

2 yorum
İstakramdan takip eden arkadaşlarımın bildiği gibi minnak kuzumuzu yakın bir zamanda sünnet ettirdik. Ve nihayet uzun süredir yazmak isteyip de yazamadığım sünnet maceramızı bugün yazmaktan dolayı bahtiyarım. Erkek annelerinin kafasının bir köşesinde sünnet konusu her daim yer işgal ediyor, bebekken mi yaptırsak büyüyünce mi diye? Ben ise kararımı hamile iken çoktan vermiştim. Bebekken olması en iyisiydi.


14 Mayıs 2014 Çarşamba

Soma :(

0 yorum


Keşke tüm karanlıkların sonunun aydınlığa çıkacağı bir sabaha uyanmış olsaydık !
Keşke sözün bittiği göz yaşlarının istemsizce akıp gittiği bir yerde olmasaydık !

Soma'da ölenlere rahmet, geride kalan yakınlarına bol sabır diliyorum. 

Soma'da yaşananların kaza veya kader olduğunu düşünmeyenlerdenim. Çünkü teknik olarak maden kazaları denetimsizlikten ve insan hayatına verilen değere şirketlerin yaklaşımından kaynaklanmaktadır. 
Türkiye'de insan hayatının çok ucuz olduğunu, Reyhanlı'da, Roboski'de, Zonguldak'ta, Soma'da ve daha nicelerinde gördük. 
İş kazaları denetimsizlik ve ihmalden kaynaklanıyor, bu sebeple insanın yüreği iki kat yanıyor.
Göz göre göre insanları diri diri mezara yollayan tüm yetkililer ve devlet birimleri sorumludur. Geceleri nasıl gözlerine uyku giriyor bilmiyorum. 

Eskiler derler ya "Yatacak yeriniz yok!"



12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bebekle Yolculuk ve Yol Halleri

2 yorum
Kış mevsimi sebebiyle tıkılı kaldığımız evlerden yavaş yavaş dışarıya doğru kafayı uzattığımız bu günlerde, kısacık tatilleri kendini şehir dışına atmakla değerlendirenlerdenim. Zaten küçük bebeği olanlar bilir, kış soğuk hastalık bir yandan, bebeğin küçük olması sebebiyle mekan değişikliğini göze alamayanlar olarak evlere sığmıyoruz uzun zamandır... Hele de benim gibi gezegen biriyseniz, duvarlar mekanlar üstünüze üstünüze gelir...

1 Mayıs tatilini fırsat bilip Antalya dolaylarına doğru yola düştük. Bu bizim için Güney ile ilk uzun araba yolculuğu olacaktı ve nasıl geçeceği hakkında en ufak bir fikrimiz yoktu. Henüz 2 aylıkken Çeşme'ye bir araba yolculuğumuz vardı, o süreçte sürekli emip uyuduğu için yolculuk esnasında çok sorun yaşamamıştık. Tabi Çeşme de sıcaktan çok bunalıp sürekli ağlaması ve apar topar Çeşme'ye göre nispeten serin olan Akçay'a geçişimizden şu anda bahsetmeyeceğim :) 

22 Nisan 2014 Salı

Bebek Keki

6 yorum
Sevgili okuyucu "Bebek Keki" diye bir şey varmış niye söylemiyorsun? Birçok ebeveyn 7+ aydan sonra bu kek işine girmiş olsa da ben ancak aydınlanabildim :) Hem alternatif bir parmak yiyecek hem de dışarı çıktığımızda bebeğimin eline ne versem de onunla oyalansa türünden bir yiyecek...



18 Nisan 2014 Cuma

Kozmetik Dünyasının Kozmotları

0 yorum
Hepimizin sabah uyandığında takip ettiği bir rutini var ve ben bugün size kozmetik rutinimden bahsedeceğim. Bu rutine ve içindeki ürünlere kısaca "kozmot" adını verdim. Elbette ki bu adlandırma tamamen yaratıcı zekamın bir ürünü olup hiçbir anlam ifade etmemektedir :)

Genelde makyaj yapmaya çok üşensemde temelde hem cilt sağlığı hem de cilt kuruluğum sebebiyle bazı temel rutinleri uygulamak zorunda hissediyorum. Cilt derken yüzümden bahsettiğimi belirtmem gerek...Ayrıca işe gitmesem bunlardan sadece ilk iki adımı ve son iki adamı yapardım herhalde :)


4 Nisan 2014 Cuma

Annelik ve Kadınlık Üzerine...

0 yorum
Uzun zamandır  "anne" ve "kadın" kimliklerim üzerine düşünüyorum. Kafamda deli sorular modunda; evden işe-işten eve gidip gelirken, günlük yaptığım işleri, rutinlerimi, çocuktan önceki yaşamımı, boş zaman kavramını, yapmak isteyipte yapamadıklarımı, planladığım şeylerin plan çizelgesine baş kaldırması üzerine afallamalarımı ve nicelerini alıp veriyorum. Kafada al-ver yapmak ata sporlarımızdan olduğu için, al-verlerin bir olgunluğa ulaşıp sonuca varması bir süreç alıyor ister istemez...
Baktım olacak gibi değil, bu al-verlerin bir sonu yok...Şimdiye kadar ne aşama kaydettim oturup yazayım dedim.

Eşim ve ben 5 yılın sonunda çocuk yapmaya karar verdiğimizde işlerin bu kadar zor olacağını tahmin edememiştik her ebeveyn gibi....Benim feminik yönüm ve eşimin bu yönüme duyarlılığı bazı sorunları daha kolay atlatacağımızı düşündürmüştü bana...sonuçta evde bir görev ve iş paylaşımı vardı ve bu çocuk olunca da böyle devam edecekti...bu noktada yaşanan bazı şeylerde sevgili murphy'nin eli olsa da işler pekte umduğumuz gibi gitmedi.

31 Ocak 2014 Cuma

Granola Bar

0 yorum

Yine günlerden evde olduğum bir gün yolum kaçınılmaz olarak mutfağa düştü. Granola Bar tarifini uzun zamandır denemek istiyordum. Cafe Fernando ve Smilena'nın bloglarındaki tarifleri kendimce yorumladım ve ortaya hiç de fena olmayan bir şey çıktı. 

7 Ocak 2014 Salı

Ben Saksı Değilim

0 yorum
Bağzı şeyleri biliyor gibi yapmaktan, dinlerken konu içindeki kilit kelimeleri tespit ederek olayı çözmeye çalışmaktan, bilmediğini karşı tarafa çaktırmamak için kırk takla atmaktan yorulan bir ben var benden içeri arkadaşlarım...


 

TRİŞKADAN NAĞMELER Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template